19.6.13

insanligin ikinci kayip kralligi

insan hayatı için yeniden, en baştan, daha önce hiç daha kötüsü olmamış gibi umudetmeye başlayınca, bi yerden sonra silkinip, o uyku öncesindeki huzur bozan o tek tık sesini tüm gerçekliğiyle duyar gibi karanlığa alıştırmaya çalışırken buluyor kendini.

ben bu şarkıyı kilitlerim dışarıdan tek tek kırılırken dinlemiştim. ses azalır alçalır, duyar duymaz tınıyı, düşen kırık anahtar parçalarının sesinden sayılarını bildim. 5. beş kez yay gerilip gerilip şakağımı terletti. bu şarkı, hep bittiği yerden başladı. azalırken adım adım, saydığım her anahtarın her çentiğinde yeniden arttı, yeniden koşarcasına ulaşmak istediği yere, bilinen nihayetine doğru çaresizce süzüldü.

insanların umrunda değil yaşayabilmek. istemek. beklemek. sadece anlar bütününde vakit geçirdim diyebilmek, saydım ben. 25 adım atıldı, çoğu sadece hareketi devam ettirebilmek için. umrumda değil yürüyebilmek.

her bir kapımı sürgülesem de, kendimi içeriye kilitlemişken, kurtuluşum değil duvarlar.

güvendiğim, gerçekten cümleleri içinde anlam bulabildiğim insanlar var. ama her cümle, asla söylendiği haliyle kalmıyor hatırda. hep bir eksiklik taşıyor yazmak istediğinde tekrar. söz deniyor mesela, söz veriliyor -sen öyle yazıyorsun- sonra biliyorsun ki, eksiklik senin anladıklarında değil, hatırladıklarında gizli. kimse, kimse için hiçbir şey vermek zorunda değil. ben bu sesi duydum. ben bu sesi kimse yokken duydum. hepinizin yokluğunda arka planda çalıyordu ya bu. o yüzden, vermediğiniz her şey, aklıma bu şarkıyla gelir. gidişleriniz, bekledikleriniz, olamadığım birini ummanız benden, olmasını umduğum kişiler olmamanız, hepsi ardı sıra çalınırken kafamda, kilitleri tek tek uhuyla yapıştırıyorum ben. böylesi hiç güvenli değil.

kimse, hiç kimse, ne babam, ne sen, ne onlar, hiç kimse; sevdiğim, beklediğim, nefret ettiğim ve kıskandığım, hiç kimse, aklımın odalarına girmek için en ufak bir istek taşımıyorsa şayet, ben kaçıp evi yakmalıyım.

sona yaklaşıyorum, hissetmekten de öte, biliyorum. sona yaklaşıyorum. adım adım zaman sayıyorum.

kimseyi istemesem de, ego istiyor, onlar gelsin, ben kovayım diyor.

en içimdeki kokuşmuş emzik veledi, her şeye lanet ediyor.

ben asla bu olmak istememiştim.

insanlar, zihnini yeşertip hükümranlığının keyfini süregeldikleri şatolar inşa etmek isterler, hep isterler. kimisi dünyanın hükümdarıdır pijamaları üzerlerindeyken, kimisi kapısının yerini bile hatırlamıyordur. duvarlar örülmüş korkusundan eli tırpanlı köylülerin; kendi de giremez.

***

ben artık, bu olmak istemiyorum.

siktir olup gitmek istiyorum orospu çocukları.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Buraya Kadar İnebilenlerin Kahvaltısı

Buraya Kadar İnebilenlerin Kahvaltısı

Güncellemeleri Bilin