31.5.14

Bağlıyorum ben, her şeyi bağlıyorum. Birbirine bağlıyorum. Başka bir şeye bağlıyorum, seviyorum bağlamayı kısacası.

Bir bardak rakı ve bir kaşık yoğurtla selamlarım sizi. Ne için geldim bu sefer beyninize bilmiyorum. Kusura bakmayın, ruhtan bahsedemedim aniden. Sabahın köründe düşündüğüm pek bir şey yok şu an. Beyniniz dedim direkt. Bu akış, bu kirli, puslu hava bana inat var sanki. Sanki ben istemiyorum diye var. Sanki artık kabul edip içime kapanma zamanı gelmiş gibi bakıyor insanlar bana.

Bir çay bardağı rakı ile selam ederim size, selam olsun. İnatlaşmaya takatim kalmamış farkediyorum, durduramıyorum. Ellerimin ellerinizde bıraktığı izi uçan mavi küçük filler ile başka bi yere iletmeye çalıştım. Olmadı. Ben son yudumumu alırken siz yoktunuz, yoktunuz ellerimden kayan dev siyah tavşancıklar ölürken. Onları savunmadınız. Bu bir deneydir, deney gerçekte var olmayan bir şey değildir ama. Unutmadan, o tavşanların ölümüne nasıl izin verdiniz?

Bana bir bardak kırmızı buhran koyun, kırmızı olsun. Bıktım siyahtan artık. Bıktım beni bu dargınlığa sürükleyen çeperlerden. Clockwerk* gibi düşmanı kovan çeperler. Buhran koymamanızı isteyecek kadar genç değilim, kabul ettim artık. Bozuk kalıp bozuk bakmaya devam edeceğim herhalde.

Ha unutmadan, istanbul diyordunuz. İstanbul çok uzak.

Çok uzak kaldı bana. İstemiyorum onun yanından başka bir yer zaten. İstemiyorum kalbimin derinliklerinde ne bir acı ne bir başka sevgi kırıntısı. İstemiyorum sizin dünyanızdaki kalıplara soktuğunuz duygularınızı, istemiyorum yaşamaya dair verdiğiniz yönetmelikleri, tüzükleri. Ben onda kaldım. Geliyor bana ara ara. Geliyor tutamıyorum. Engellemeye gücüm yok artık.

Bu sefer okumayacağım bu yazıyı, ellerimden kayıp giden o tavşanları öldürdünüz. O mavi uçan filler kafanızda patlasın. Şerefsizsiniz.

Hadi eyvallah.

*: http://dota2.gamepedia.com/Clockwerk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Buraya Kadar İnebilenlerin Kahvaltısı

Buraya Kadar İnebilenlerin Kahvaltısı

Güncellemeleri Bilin