27.11.08

Tam İki Bölü Üçün Kadar Benimsin

insan anlatır, insan anladığını insanlara dillendirir, dinler, dinlenmesini bekler, diler.

insan bekler, benliğine itaat eder, senlik ve onluklarla savaşır, inanır, söyler, durur.

durduğum yerlerin çoğunda listede tool vardır.

***
sahneyi düşünün. melekler saf durmuş, yaratıcıdan emir bekliyorlar. sorgulamanın şefkati kanımı donduruyor açıkçası. "neden?" bu soru tanrının ağzından çıkınca o kadar ironik geliyor ki, neyse.

"right in two" dan söz edelim biraz. tool'un 2006'da çıkardığı albümü "10,000 days"'in en açık, en yalın, ama en kompleksif şarkılarından. başkaldırının, sorgulamanın, sembolizmden ırak ortaya konulanların en başı dik olanı.

angels on the sideline,
puzzled and amused.
why did father give these humans free will?
now theyre all confused.

dont these talking monkeys know that
eden has enough to go around?
playing in this holy garden, silly old monkeys,
well theres one who’s bound to divide it
right in two

saftaki saf melekler tanrının insanlara verdiği iradenin sebepsizliğiyle karmakarışık dura dursunlar.

dünya üzerinde değişkenlerini hala bilmediğim 6 ila 7 milyar insan yaşamakta. büyük kısmı içinde bulunduğumuz hal ve şartlardan oldukça uzak. aynı coğrafyada bile o kadar farklı yaratılışta insanlar var ki, ne dimağım yetiyor ne de anlayışım kafi geliyor. ben sorunca hiç komik değil; neden?

komşumuzun babasından kalan 34 bonibon (yepisyeni, açılmamış) içime dert oldu. gittim, "bana küfrettin!" dedim, aptal aptal baktı yüzüme. vurdum, ağladı. aldım bonibonları, birini yedim. diğerlerini çöpe attım.

çünkü ben insanım. elim, ayağım, beynim ve sizinkilerden farklı olduğunu her zaman savunacağım bir iradem var.

siyasetten zerre haz etmem. bugün kanımca doğru olan rte'yi savunup akabinde devlet bahçeli hakkında atıp tutabilirim. hem de bunu sosyalist çerçevede "doğru gelen" şekilde anlatıp, dtp'yi savunabilirim. rte'den hiç hazzetmem, bazen.

petrolüm var, senin?
ben yahudiyim, ya sen?
benim babam van'lıymış, senin?
solcuyum, sen yoldaş?
paramla ebeni satın alabilirim, ne kadar?

bu cümleyi kuramayacak insanlar var evet, ama bu cümlenin anafikrinde döne dolaşa dayak yiyorlar, eziliyorlar, katlediliyorlar,

giderek bölünüyoruz.

enine, boyuna, yer yer kalbin tam ortasından nefretle dövülmüş kör kılıçlarla kanırtılan et parçasından farksızız.

bişiy söylim mi?

insanız.

***

tanrı bunu istemez, tanrı adına islam dediğimiz bir dini, sırf bunlar olmasın diye yollamış. kolay olmamış, o muazzam planın tüm insanlığı tek çatıda toplaması.

yahudilik, kısmi kalmış. "değiştirilmiş bir din" olduğundan mütevellit, amacından sapmış, sadece ailevi bir nimet olup çıkmış.

hristiyanlık, çok pis "değiştirilmiş". kendi peygamberini katleden bir güruh tarafından başka bir ümmete teslim edilmiş. sonrasını biliyosunuz. kendiyle çatışıp yer yer ortodokslaşmış, bazen katolikleşmiş. bunun bi de luther protestan versiyonu var.

müslümanlık. tek değiştirilmeyeni bu. hep de barış var görseniz için de. yahudiler katil, müslümanlar topraklarını savunan müstakbel şehidler. harika ya.

konudan fazla uzaklaşmadan, insanların refahı, şükrü, bir hadde tutulmasının gerekliliği, rahatı ve sükunu temini için ortaya atılan dinden bahsettiğimizde dahi ya kökünde, ya ahirinde kan görmekteyiz.

irade?

yok lan biz bayrağımızı savunuyoruz.

yahudiler, hristiyanları; onlar müslümanları, onlar yahudileri...

amarika, demokrasi transportu yapıyor negzel.

1 mayıs'ta çalışanlar formda tutuluyor, bunu fırsat gören polis zinde kalıyor.

aradan geçen nehri beğenmeyenler birbirine çiçekle beraber bomba gönderiyor.

***

neyin sınırı? neyin aitliği?

***

hadi maymundan biraz farkımız olsun. biraz...

***

angels on the sideline,
puzzled and amused.
why did father give these humans free will?
now theyre all confused.

dont these talking monkeys know that
eden has enough to go around?
playing in this holy garden, silly old monkeys,
well theres one who’s bound to divide it
right in two

angels on the sideline,
baffled and confused.
father blessed them all with reason.
and this is what they choose.
monkey killing monkey killing monkey
over a piece of other ground.

silly monkeys given thumbs,
they forge a blade,
and then theres one bound to divide it,
right in two.
right in two.

monkey killing monkey killing monkey
over pieces of the ground.
silly monkeys give them thumbs,
they make a club
and beat their brother down.
how they survive so misguided is a mystery.
repugnant dismal creature who would squander
the ability live, to die, and have a conscience
brothers live and die here

cut it all right in two
fight over the clouds, over wind, over sky
fight over life, over blood, over prayer, over head and light
fight over love, over sun, over another
fight...

angels on the sideline again
been so long with patience and reason
angels on the sideline again
wondering when this tug of war will end

cut it all right in two
right in two





2 yorum:

  1. Fight over the clouds, over wind, over sky. Fight over life, over blood, over prayer, over head and light. Fight over love, over sun, over another. Fight!

    Just fight!

    Savaşmadan düzelmez insanlık. Sen de yazınla savaşıyorsun. Kendinle savaş! Özgür irade sana boşuna verilmedi. Maymundan geliyor olman boşuna değil.

    Neden? Komik evet.
    Hayır hiç de değil.

    İki bölü üç yetmez. Bir bütünsün. Hadi böl kendini. Türküm de ayır kendini. Müslümanım de, dışla diğerlerini. Ya da ateist ol, sikeyim öbürlerini.

    İradeyi Tanrı mı verdi?
    İnsan savaşarak aldı onu.
    Meleklerle bile savaş.
    Şeytanı bombala.

    Sadece savaş! Ve yerle bir et tüm insanlığı.

    Maymunlar cehennemi kuracaz huleyn...

    YanıtlaSil
  2. Bu arada yalanmış o kısım.

    They fight, till they die
    Over earth, over sky
    They fight
    Over lies, over blood, over air
    And light, over love, over son
    Over blood
    They fight, till they die, over what? for our lies!

    olacak. Her neyse...

    YanıtlaSil

Buraya Kadar İnebilenlerin Kahvaltısı

Buraya Kadar İnebilenlerin Kahvaltısı

Güncellemeleri Bilin