19.6.10

yere indi ay. ve güneş aşıktı ona.

Beni biraz bekler misin, güneş ışığı almalıyım, dedi tutkuyla dolu adam.
Kalkıp cama gitti.
Hey! Senin güneş ışığın benim, niye ihtiyacın var ki? diye karşılık verdi kadın.
Gülüştüler sonra.

Sen hep odanda mı oturursun, dedi adam. Juliette gibi…
Kadınsa o gün pek yüzeyseldi: Burası odam değil, arada odama giderim, gördün mü Juliette değilim.
Hayır, değilsin. Sen gençsin, Juliette artık yaşlandı, dedi adam.

Hep gülümseyen birisin galiba. Gözlerinin içindeki gülümsemeyi görebiliyorum, dedi gözlerinin içi gülerken adam.
Gözlerim görülebiliyor mu ki? Ben göremiyorum onları.

Tahmin edeyim… 28 yaşındasın.
İn çık hareketi yaptı kadın elleriyle.
53, dedi adam.
Evet dedi, buldun yaşımı. Nereden bilebildi ki 53 hissettiğimi diye geçirdi içinden.
Ben de ara sıra 7 yaşındayım, dedi adam. Ve o an gerçekten de 7 yaşındaydı.

Demek o kadar yaşlı görünüyorum, dedi kadın şakayla karışık.
Kendimi nasıl affettirebilirim?

Bilmiyorum, mümkün görünmüyor.
Peki senin için ayı çalsam, yıldızları indirsem? dedi bunu yapmaya hazır adam.
Bak o zaman olabilir, diyerek gülümsedi kadın. Ama dur, bir sorunumuz var.
Nedir o?
Ben güneşim, ayla beraber olamam.
Ah, bizim aşkımız imkansız görünüyor, dedi adam üzüntü içinde. Yıldızlar ve ay elinde kaldı.

Sana bir şey sorabilir miyim?
Tabii ki.
Tanrı’ya inanıyor musun?
İnanıyorum ki Tanrı benim.

Böyle bir cevap beklemediği her hâlinden belliydi adamın, gülümsedi.
Sen, dedi kadın. Ya sen? Bana inanıyor musun?
Bilmem, belki tanrım sensin şimdi, güneşime tapınıyorum.

Âşık mısın?
Hayır, sen?
Her zaman. Bu benim trajedim.
Hayır, hayır bu trajedi değil. Olsa olsa dram olabilir.
Ah, dramı severim. Su, güneş ve aşk… Başka hiçbir şeye ihtiyacım olmadığında… İşte o zaman mutluyum. Ben mutlu bir adamım.
Zor değil mi her zaman mutlu olmak, bir romantik olmak?
Bilmem, uyuşturucularım var. Aşk gibi, kadınlar gibi, şarap gibi, caz gibi… Ve ben hep sarhoşum.

Kendini seviyor musun?
Düşünme biçimimi seviyorum, ama kendimi tümden sevdiğimi söyleyemem.
Ah senin gibi birine denk gelmeyeli çok uzun zaman olmuştu. İnsanlara soruyorum, kimse sevmiyor kendisini. Bence bu önemli, iyi bir insan olmak için
, dedi adam.
Sevmektir iyi insan olmak.


Senin küçük bir resmini görüyorum. Işıldıyorsun. Bu çok kıymetli. Kendini sevmelisin.
Sen olduğun sürece, ben kendimi severim, diye düşündü kadın.

Sonra dondular.
Gülüşleriyle beraber.
Teşekkür ederim, dedi kadın kendi kendine.
Bana sevmeyi öğrettiğin için...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Buraya Kadar İnebilenlerin Kahvaltısı

Buraya Kadar İnebilenlerin Kahvaltısı

Güncellemeleri Bilin